28 Mayıs 2026 tarihinde, CHP lideri Özgür Özel’in partililerin destek ve oylarıyla genel başkan seçildiği kurultayın iptali talebiyle açılan davada, mahkeme tarafından “mutlak butlan” kararı verildi. Bu karar sonucunda, Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine geri dönmesine hükmedildi. Mutlak butlan kararı, hem Türkiye’den hem de uluslararası alanda büyük bir yankı uyandırdı. CHP Genel Merkezi, Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla polis ekipleri tarafından boşaltıldı.
Kılıçdaroğlu, göreve geldikten sonra ilk icraat olarak CHP Genel Merkezi’nde çalışan emekçileri işten çıkarmaya karar verdi. Gelen bilgilere göre, birçok işçi “Kod-29” ile işten çıkarıldı. BirGün gazetesine konuşan eski parti çalışanları, yaşadıkları mağduriyetleri dile getirerek parti yönetimine eleştirilerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun daha önceki “İktidarımızda devri sabık yaratmayacağız” vaadini hatırlatan çalışanlar, “Henüz ülke yönetimine gelmeden, parti içinde devri sabık yaratmaya başladılar.” şeklinde yorumlarda bulundular.
İşten çıkarılma sürecini “vicdansızlık” olarak değerlendiren çalışanlar, bayram öncesinde işsiz kalmalarının kendileri için zor bir durum olduğunu ifade ettiler. İlk başta kendilerine parti kasasında para olmadığının söylendiğini belirten işçiler, şu şekilde konuştular: “Kasada para olduğunu görünce tazminat ödememek için bu yola başvurdular. Çoğumuzun çıkışı Kod-29 ile, yani ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık’ gerekçesiyle yapıldı. Bu nedenle en doğal hakkımız olan tazminatlarımızdan mahrum kaldık.”
Parti yönetiminin söylemleri ile uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çeken çalışanlar, “Partiyi birleştirmeye geliyoruz” diyenlerin, aslında intikam hırsıyla hareket ettiğini savundular. Birçok çalışan, bu yönetim anlayışıyla çalışmak istemediklerinden istifa etmeyi düşünürken, tazminat haklarının da gasp edilerek işten çıkarıldıklarını belirttiler.
Kod-29, İş Kanunu’nda yer alan bir düzenlemeye göre, işverenin çalışana ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış gerekçesiyle işten çıkarma yetkisini ifade ediyor. Bu tür bir fesih, çalışan açısından kıdem ve ihbar tazminatı kaybına neden olabiliyor. Son yıllarda sıkça tartışılan Kod-29, özellikle pandemi döneminde işçi mağduriyetleriyle gündeme gelmişti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2021 yılında Kod-29’u kaldırarak daha ayrıntılı çıkış kodları getirmiş olsa da, toplumda ve iş dünyasında “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı fesih” hâlâ bu isimle anılmaya devam etmektedir.
