“`html
Kamu Kurumlarında Sözleşmeli Personel İstihdamı Üzerine Yönetmelikler
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesi (B) fıkrası, sözleşmeli personeli tanımlayarak, bu personelin, kalkınma planı, yıllık program ve iş programları kapsamında yer alan önemli projelerin hazırlanması, uygulanması, yönetimi ve etkinliği için gerekli özel mesleki bilgi ve ihtisas gerektiren geçici işlerde görev aldığını belirtmektedir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde sözleşme ile çalıştırılmalarına karar verilen sözleşmeli personel, işçi olarak değerlendirilmeyen kamu hizmeti görevlileridir. Bu tür personelin çalışma esasları ise, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na dayanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında düzenlenmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49. maddesi de önemli detaylar sunar.
Bu maddeye göre;
- (3) Belediye ve bağlı kuruluşlarda norm kadroya uygun olarak, çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim, iletişim, planlama, araştırma-geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile istihdam edilebilir.
- Bu personel, sözleşmeli olarak yürütülen hizmetler için boş kalan kadrolara başka bir atama gerçekleştirilmesi mümkün değildir.
- Sözleşmeli personelin, görev alacakları hizmetle ilgili kadro unvanının gerektirdiği niteliklere sahip olmaları zorunludur.
(5) Üçüncü ve dördüncü fıkralardaki hükümlere göre istihdam edilecek personele, sözleşme ücreti dışındaki herhangi bir ödeme sağlanamaz ve bu personel için mali ve sosyal hakları konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre belirlenen hükümler geçerli olacaktır. Sözleşmeler, imzalandıktan 30 gün içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletilmelidir.
Bu yasal düzenlemelere dayanarak, kamu kurumlarında 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası gereğince istihdam edilen sözleşmeli personel, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan projelerle bağlantılı olarak özel bir meslek bilgisine ihtiyaç duyan geçici işlerde görev almaktadır. Bu tür personelin çalışma koşulları, sosyal hakları ve atanma kriterleri “Esaslar” çerçevesinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi, kalkınma planı ve yıllık programlardan bağımsız olarak teknik personelin sözleşmeli olarak istihdam edilmesine dair idarelere yetki vermiştir. Ancak bu personelin, belirtilen kadro unvanının niteliklerini taşıması gerekmekte ve düzenlemelerde vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre uygulanması gereklidir. Bu düzenleme, belediye ve bağlı kuruluşlardaki sözleşmeli personelin durumunu, diğer kamu kurumlarındakinden farklı hale getirmektedir.
Belediye ve bağlı kuruluşlar için norm kadroya uygun olarak sözleşmeli personel istihdam edilirken, bu personelin yürüteceği görevle ilgili kadro unvanının gerektirdiği niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu doğrultuda, memurların atanma şartlarını düzenleyen Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri uygulanmalıdır. Ayrıca, sözleşmeli personelin, çalışma saatleri, izin ve diğer mali sosyal hakları bakımından Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a tabidir.
Son olarak, 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinin üçüncü fıkrasındaki özel düzenleme gereği, sözleşmeli personelin, kadro unvanının gerektirdiği niteliklere sahip olması önem arz etmektedir. Örneğin, programcı pozisyonundaki bir sözleşmeli personelin, gereken yabancı dil bilgisine sahip olup olmadığı, “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” kapsamında değerlendirilecektir. Aksi takdirde, memur ve sözleşmeli personel arasında niteliklere ilişkin farklılıklar doğabilir.
Bu nedenle, Sayıştay 3. Dairesinin 18.02.2025 tarihli kararı doğrultusunda, programcı kadrosundaki sözleşmeli personelin aranan şartları taşıdığı tespit edildiğinde, kamu zararına sebep verilmediği ortaya çıkmıştır. Her kadro için gerekli şartların netleştirilmesi, kamusal yönetimin tutarlılığı ve personelin bu süreçte mağdur olmaması açısından hayati bir önem taşımaktadır.
“`