3 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybetmesine neden olan Soma maden faciasının 12. yılı dolayısıyla İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir basın toplantısı düzenlendi. Yapılan açıklamada, Soma faciasının bir “iş cinayeti” olduğu ifade edilerek, kamu görevlilerine dair zamanaşımı kararına sert eleştiriler yöneltildi.
DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Gümüştekin, facianın üzerinden geçen 12 yıla rağmen acıların ve öfkenin dinmediğini belirtirken, bu olayın emek tarihine kara bir leke olarak kazındığını vurguladı. Gümüştekin, “Bugün, bu ülkenin emek tarihindeki en büyük işçi katliamının yıldönümünü anıyoruz. Soma’nın acısı hâlâ yerin altından yükseliyor. 301 madencinin çığlığı hâlâ kulaklarımızda yankılanıyor. Soma bir ‘kaza’ değil, cinayettir. 13 Mayıs 2014’te yaşananlar kader ya da alınyazısı değildir. Soma, taşeronlaştırma, denetimsizlik, özelleştirme politikaları ve siyasi iktidarın işçi düşmanı tavırlarının bir sonucudur” diye konuştu.
Gümüştekin, Soma davasında kamu görevlileri hakkında verilen zaman aşımı kararının cezasızlık politikalarının bir yansıması olduğunu belirterek, “İstinaf mahkemesi, Soma maden faciasında 301 işçinin hayatını kaybettiği davada kamu görevlileri hakkında düşme kararı vermiştir. Bu karar, cezasızlık politikalarının devam ettiğinin açık bir göstergesidir. Soma davası, baştan sona sınıfsal çelişkilerin ve hukukun egemen sınıflar tarafından nasıl araçsallaştırıldığının bir örneğidir” şeklinde konuştu.
Bu facianın sorumluluğunun yalnızca şirket yöneticileriyle sınırlı olmadığını belirten Gümüştekin, “Soma’nın gerçek failleri sadece birkaç şirket yöneticisi değildir. Soma’nın gerçek sorumluları, emeği değersizleştirenler ve kamusal denetimi ortadan kaldıranlardır. Bugün Soma’yı anmak sadece yas tutmak değil, aynı zamanda mücadele etmektir. Unutmak, suç ortaklığıdır. Bu düzen değişmeden işçi ölümleri devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Son olarak işçi hakları ve güvenli çalışma koşulları konularında taleplerini dile getiren Gümüştekin, “Bugün Soma’nın yıldönümünde yalnızca 301 madenciyi değil, iş cinayetlerinde kaybettiğimiz tüm emekçileri saygıyla anıyoruz. Onların anısı önünde söz veriyoruz: İşçilerin haklarını savunmaya devam edeceğiz. İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları bir lütuf değil, haktır. Emekçiler bu ülkenin yükünü taşırken ölümle sınanmak zorunda değildir” dedi.